Saç Ekimi

Ana Sayfa Email
     
 
Botoks
Yaşlanma ile birlikte yüzümüzde ne gibi değişiklikler oluşur?

Yaşlanma ile birlikte, yüzümüzde ince veya derin kırışıklıklar ve sarkmalar oluşur. Bunun sebepleri arasında, yer çekimi etkisi, güneş ışınları, ultraviyole, her gün yüzlerce kez yaptığımız gülme, kaş çatma, gözlerimizi kısma gibi mimik hareketlerimiz ve sigara gibi olumsuz dış etkenlere maruz kalmak sayılabilir. Zamanla deri içinde var olan ve cildimizin daha diri, genç görünmesine neden olan bazı maddelerde de azalma meydana gelir. Bunun sonucunda dudak çevremizde, ağız çevremizde, göz kenarlarımızda (kaz ayağı), alnımızda ve her iki burun kanadından ağız köşelerine inen derin veya ince kırışıklıklar oluşur.


Botox nedir?


Botox, clostridium botulinum isimli bakteriden elde edilen bir tür nörotoksindir. Etkisini sinir-kas kavşaklarında sinir iletimini bozarak gösterir. Yani kas lifleri üzerinde geçici paraliz yaratır. Botox'un bu etkisi sadece kasları hareket ettiren sinirler üzerinde görülür; ağrı, dokunma ve soğuk sıcak hissi üzerinde bir etkisi yoktur. Yüzde maske benzeri bir donukluğa yol açmaz; yüz ve bakışlardaki ifadeyi değiştirmez.

Botox nerelerde kullanılır?

Zaman ve yaşlanma ile yüzde oluşan çizgilenmelerin giderilmesinde kullanılır. İki kaş arasındaki kaş çatma çizgilerinin, yatay alın çizgilerinin, göz etrafındaki ışın gibi dışa doğru uzayan kazayağı çizgilenmelerinin giderilmesinde; hafif kaş düşüklüğünde; boyundaki dik ve yatay çizgilenmelerin ve bantların giderilmesinde kullanılır. El, ayak ve koltukaltının aşırı terlemelerinde (hyperhydrosis) bir tedavi metodu olarak kullanılır. Buradaki işlevi, salgı bezlerine giden sinirleri geçici olarak felç edip ter üretimini azaltmaktır.

Botox hangi durumlarda uygulanmaz?

Hamilelikte , sistemik ya da lokal enfeksiyonlarda ve nöromüsküler hastalıklarda (myasthenia gravis, amyotrophic lateral sclerozis gibi) botox kullanılmaz.

Botox ne zamandan beri kullanılmaktadır?

İlk önceleri paralitik ve spastik hastalıklarda kullanılırken, 1987 den beri kozmetik nedenlerle kullanılmaktadır. 1989 yılında FDA (American food and drug administration) onayı alarak şaşılık, blefarospazm ve yarı yüz spazmlarında kullanılmaya başlanmıştır. Kozmetik kullanımını FDA, 2002 yılında onaylanmıştır.

Botox nasıl uygulanır?

Botox enjeksiyonu çok ince uçlu insulin enjektörleriyle yapılır. Uygulamadan önce herhangi bir anestezik madde uygulanması gerekmez.

Botox alerji yapar mı?

Bu güne kadar botoksun alerjiye yol açtığını gösteren herhangi bir bilimsel kanıt yoktur.

Botox'un etkisi ne zaman başlar?

Enjeksiyondan sonra etki 1-2 gün içinde ortaya çıkar, 1-4 hafta içinde maxsimuma ulaşır. 3-4. aydan sonra botox'un etkisi azalmaya başlar, ortalama 6-8 ay içinde etkisi sona erer.

Botox enjeksiyonu tekrarlanabilir mi?

Yüzümüzdeki kırışıklıkların, yaşlanmayla, yüzümüzdeki kasların oluşturduğu mimik hareketleri ve yer çekimiyle oluştuğu ve pek çok dış etkenin bunu hızlandırdığı bilinmektedir. Kas aktivitelerinin yavaşlatılması bu kırışıklıkların oluşumunu engeller yada erteler. Bu yüzden boxoks enjeksiyonlarının tekrarlanması daha genç bir yüze sahip olunması açısından önemlidir. Ayrıca botox enjeksiyonları ne kadar çok tekrarlanırsa, botoxun etki süresi de o derecede uzar (etki süresi 8-12 aya uzayabilir).

Botox enjeksiyonu sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Enjeksiyon sonrası ilk 4 saat içersinde enjeksiyon yerinin ellenmemesi, masaj yapılmaması, aşırı mimiklerden kaçınılması ve başın dik tutulması gereklidir.

Botox enjeksiyonlarının komplikasyonları nelerdir?

Alın çizgilerin giderilmesi için yapılan enjeksiyonların %1 de tek göz kapağında geçici, hafif düşüklük görülebilir. Bu 2-3 hafta içinde kendiliğinden düzelir. Enjeksiyon yerinde kızarıklık olabilir. Geçici baş ağrısı görülebilir. Çok düşük sayıdaki hastada, botox yeterince etki gösteremeyebilir ve/veya etkisi daha kısa olabilir.
 
Dolgu Maddeleri
Dolgu malzemeleri nedir?

Yüzümüzde sarkma sonucu oluşan çizgilerin ve derin kırışıklıkların, yaşlanmaya bağlı oluşan çökmelerin (göz altında, yanaklarda vb.), ciltteki bazı çukur bölgelerin (yara izi, sivilce izleri gibi) doldurulması ve dolgunluk sağlanması; bazen de kontür düzeltilmesi (dudakların daha canlı kıvrımlı ve dolgun görünmesi gibi) amacıyla cilt altında kullanılan malzemelere dolgu malzemeleri denir. Bunlar, çok çeşitli kimyasal maddelerden üretilen ve piyasaya sunulan ürünlerdir. Fakat yabancı maddelerin vücut içine enjekte edilmesi pek çok sakınca doğurabileceğinden, birkaç çok güvenilir ürün dışında (kollajen, hyalüronik asit gibi) tercih edilmezler.

Kontür düzeltmek amacıyla dolgu malzemeleri kullanılır mı?

Evet. Dudak kıvrımlarının ve çene uçunun belirginleştirilmesi, alın bombeliğinin arttırılması, elmacık kemiklerinin dolgunlaştırılması için de biyolojik dolgu malzemeleri kullanılabilir.

Dolgu maddeleri genel olarak nasıl sınıflandırılır?

Dolgu maddeleri vücuttan elde edilenler (yağ, doku kokteyli, kıkırdak dokusu gibi) ve yabancı maddeler olmak üzere genel olarak ikiye ayrılabilir. Yabancı maddeler içinde enjekte edilen silikon, dikiş materyalleri, silikon parçacıkları bulunan dolgu materyalleri, jelatin tozu, sığır kollajeni, hyaluronik asit gibi pek çok madde sayılabilir.

Bu maddelerin tümü güvenli olarak kullanılabilir mi?

Hayır. Sıvı silikon enjeksiyonlarından sonra aşırı derecede alerjik reaksiyonlar, doku deformasyonları görülmekte ve damar içine karışarak ölüme sebebiyet verdiği bilinmektedir. Ciltte harabiyet ve yara açılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle silikon enjeksiyonları artık kullanılmamaktadır. Silikon parçacıkları olan enjeksiyonlardan sonra suni bir görünüm oluşmakta ve cilt altında şekil bozuklukları oluşabilmektedir. Diğer sentetik dolgu malzemeleri, uygulandıktan sonra enfeksiyona yada oluşturduğu alerjik reaksiyona bağlı olarak kalıcı doku hasarı, deformasyonu ve ciltte renk değişiklerine yol açabilir.

Günümüzde hangi dolgu maddeleri güvenle kullanılabilir?

Sığır kollajeni ve hyaluronik asit günümüzde sık ve güvenle kullanılan dolgu malzemeleridir. Fakat sığır kollejeni vücutta bir alerjik yanıt oluşturup vücut tarafından 3. haftada reddedilerek atılır. Bu reaksiyonlar sonucunda çevre dokularda şişlik oluşur ve bu şişlik kırışıklıkların 1-2 ay düzelmesine neden olur. Yani kollejen vücuda verildikten sonra yabancı bir doku gibi vücuttan reddedilip tamamıyla atılmaktadır. Vücuda uygulanmadan önce mutlaka alerji testi yapılmalıdır. En önemli dezavantajı bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyon oluşturması ve enjekte edildikten 2-3 ay sonra tamamıyla yok olmasıdır. Alerji testleri yapılmadan uygulanan vakalarda bağışıklık sisteminin aşırı tepkisi ile vücutta çok önemli ve hayati sonuçlar doğurabilecek reaksiyonlar gelişebilir. Bu yüzden sığır kollejeni kullanımı günümüzde kısıtlanmıştır.

Hyaluronik asit dolgu maddesi nedir?

Berrak, şeffaf bir jel şeklinde olan bu dolgu malzemesi, normalde vücutta bulunan hyaluronik asit maddesinin bioteknolojik yöntemlerle üretilmesi ve eksikliğinde vücuda takviye gibi verilmesidir. Hyaluronik asit normalde tüm canlıların (bitkilerde, hayvanlarda ve insanlarda) bağ dokularında, kollejen lifleri arasında bulunan ve cilde dolgunluk, parlaklık ve pürüzsüzlük kazandıran polisakkarit yapıda bir bağ doku elemanıdır. Hyaluronik asidin zamanla cilt yapısı içersinde yok olması, cildin yaşlanmasındaki en önemli etkenlerden birisidir ve cildin solmasına, kırışmasına, ince ince çizgilenmesine neden olur. Bu dolgu malzemesinin cilde enjeksiyonuyla cildin parlaklığı, dolgunluğu ve elastikiyeti tekrar yerine gelir.

Bu dolgu malzemesi hangi bölgelerde uygulanır?

Özellikle botox enjeksiyonu ile birlikte kullanıldığında, iki kaş arasındaki kaş çatma çizgilerinde, kaz ayağı deformitelerinde, her iki burun kanadından ağız kenarına uzanan nazolabiyal katlantılarda , ağız etrafındaki ince kırışıklıklarda ve ağız köşelerinden aşağı doğru uzanan çizgilenmelerde, dudak kıvrımının belirginleştirilmesi ve dudağın kalınlaştırılması amacıyla, dekolte bölgesinde, boyun ve el sırtındaki çizgilenmelerde kullanılmaktadır. İnce kırışıklıkların ve katlantıların bulunduğu bölgelerde cilt içine enjekte edilerek bu bölgelerin düzgünleşmesi ve dolgunluğu sağlanmaktadır.

Hyaluronik asit uygulamaları nerede yapılır, ne kadar sürer?

Muayenehane şartlarında kolaylıkla uygulanabilen bu enjeksiyonlarda lokal anestezi nadiren kullanılır. Cilt, alkol veya diğer bir antiseptik madde ile temizlendikten sonra çok ince uçlu kendi özel enjektörleri ile dolgu malzemesi cildin içine kırışıklıları dolduracak şekilde enjekte edilir. Enjeksiyon yerindeki hafif şişlik ve kızarıklık dışında herhangi bir yan etkisi olmaksızın işlem yaklaşık 15-20 dakika içinde uygulanır.

Hyaluronik asit dolgu maddesi ne kadar sıklıkla yapılmalıdır?

Bu dolgu malzemesi vücuttan yavaş bir emilimle atılır. Bu yaklaşık 6 ay sürer. Normalde vücuttaki günlük hyaluronik asit metabolizmasının uzaklaştırdığından çok daha az bir miktarda dolgu maddesi, vücuttan yavaşça temizlenir. Bu yüzden 6 ayda bir yenilenmesi gereken bir işlemdir. Ancak bu süre, tedavi edilen bölgeye, cildin yapısına, anatomisine ve yaşam tarzına göre değişebilir.

İşlemin yan etkileri nelerdir?

Vücutta doğal olarak bulunan bir madde olduğundan alerjik reaksiyon oluşturması mümkün değildir. FDA onaylıdır ve Amerika'da çok yaygın olarak kullanılmaktadır. İşlem sonrası çok hafif bir şişlik ve kızarık oluşabilir. Bu şişlik 48 saat içerinde kendiliğinden geçer. Oluşabilecek düzensizlikler veya takviye edilmesi gereken yerler, işlemden 15 gün sonra tekrar dolgu maddesi enjeksiyonuyla düzeltilebilir.

Hyaluronik asit dolgu maddesi hangi durumlarda uygulanmaz?

Gebelik ve emzirme dönemlerinde, konu hakkında yeterli bilgi bulunmadığı için uygulamadan kaçınılmalıdır. Ayrıca dudak çevresinde uçuk enfeksiyonlarında bu bölgeye enjeksiyon ertelenmelidir. İltihap ve alerjik reaksiyon görülen bölgelerde uygulanmamalıdır.

Doku kokteyli nedir?

Hastanın kendisinden alınarak uygulanan dolgu maddeleri içinde “doku kokteyli” de ayrı bir yer tutar. Bu yöntemde, yüz germe, karın germe, meme küçültme gibi operasyonlar uygulanan hastalarımızın, ciltaltı bağ ve kas dokuları alınıp enjektörlerden geçecek şekilde minik partiküllere ayrıldıktan sonra yine enjektör yoluyla, derin kırışıklıkların giderilmesi için cilt altına aktarılmaktadır.

Yağ enjeksiyonundan farkı nedir?

Cilt altı dermis dokusu ve faysa (bağ) dokuları, yağ dokusuna göre çok daha fazla kollajen içeren, beslenmeleri 6 ay sonunda %90'lara ulaşan (erime miktarı %10 kadar ) dokular olduğundan, doku kokteyli ile yüz gençleştirme operasyonunda daha uzun süreli kozmetik sonuçlar alınmaktadır.

Niçin kendi dokumuz en uygun dolgu malzemesidir?

Yüz kırışıklarının veya çökme, sarkmalarının tedavisinde kullanılan diğer dolgu malzemeleri (kollejen, enjekte edilen silikon, dikiş materyalleri gibi) alerjik reaksiyonlara yol açabilmekte, enfeksiyon riskleri yağ ve doku kokteyline oranla çok daha fazla olmaktadır. Ayrıca bazı dolgu maddeleri ile son derece kötü, doğal olmayan sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Yağ enjeksiyonlarından sonra alerjik reaksiyonlar görülmez. Enfeksiyon riski çok düşüktür. Bu nedenlerle pahalı ve enfeksiyon, apse oluşumu, yara açılması gibi istenmeyen pek çok sonuçlar doğurabilen yapay dolgu malzemelerinin yerine cerrah ve hastaların biyolojik dolgu malzemelerini tercih etmeleri gereklidir.
 
Yağ Enjeksiyonu
Yağ enjeksiyonu nedir?

Biyolojik dolgu malzemeleri arasında en çok tercih edileni kişinin kendi yağ dokusudur. Yağ transplantasyonu da diyebileceğimiz bu yöntemde karın, bel, uyluk bölgelerinden alınan yağ dokuları özel enjektörlerle cilt altına transfer edilmekte; böylece dudak, elmacık kemiği çene ucu gibi yüz bölgelerinde dolgunluk ve yüz konturunda armoni sağlanmakta, yüzdeki derin kırışıklıklar giderilmektedir.

Yağ enjeksiyonu nasıl uygulanır?

Bu işlem uygulanırken yağ alınacak ve enjekte edilecek olan bölgeler lokal anestezi altında uyuşturulur. İnce bir liposuctıon kanülü ile yağ dokusu alındıktan sonra bazı işlemlerden geçirilir ve alıcı bölgeye özel enjektörlerle nakledilir. İşlem sırasında ağrı, acı duyulmaz ve kısa sürer.

Operasyon sonrası güçlük yaşanır mı, normal hayata ne zaman dönülür?

Yağ enjeksiyonu uygulanan bölgeye üçüncü gün çıkarılmak üzere flasterle hafif bir bandaj uygulanır. Ağrı çok hafiftir veya hissedilmez. Oluşabilecek şişlik ve morluklar 5 – 7 gün içinde kendiliğinden geçer. Bu süre içinde morlukların kamuflajı için makyaj yapılabilir. Morlukların iz bırakmaması için bir güneş kremi ile ultraviyole ışınlarından korunulması uygun olacaktır.

Yağ enjeksiyonlarının tekrarlanması gerekli midir?

Evet. Enjekte edilen yağ dokusunun yaklaşık % 50'si 6 ay içinde eriyebilir. Bu yüzden ilk sene içinde 1 – 2 kez daha takviye şeklinde yağ enjeksiyonu yapılması gerek duyulabilir. Fakat bu karar, cerrahla hasta arasında konuşulup, tartışılarak alınmalıdır. Bazı hastalarda 1-1.5 sene kadar doku enjeksiyonuna ihtiyaç duyulmayabilir. Unutulmamalıdır ki enjekte edilen yağ hücreleri, çevre dokulardan gelen kan damarlarıyla yaşayıp bizim bir parçamız haline gelse de zamanla, yaşlanma süreci içinde sarkma, erime ve mimiklere bağlı olarak tekrar çökme eğilimi içinde olacaktır.

Yağ enjeksiyonları başka operasyonlarla kombine edilebilir mi ?

Bu teknik cilt yenileme işlemleri (lazer ve kimyasal peeling gibi rejuvenasyon prosedürleri) ve/veya yüz germe operasyonlarıyla birlikte uygulanabilir.

Yağ enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Tekniğin en önemli avantajı, cerrahi kesi ve dikiş olmaksızın dramatik bir yüz gençleştirme elde edebilmesidir. Ayrıca kişiyi sosyal yaşamından uzaklaştırmayan, operasyon sonrası uzun bakımlara ve pansumana ihtiyaç duymayan noninvaziv bir işlemdir. Kişi işlemden hemen sonra günlük yaşamına dönebilir. Dezavantajı ise işlemin tekrar gerekliliği ve her seferinde (artan yağ dokuları özel derin dondurucularda saklanabilir olmasına karşın) hastadan doku (yağ) alınması gerekliliğidir.
 
Kimyasal Peeling

KİMYASAL PEELİNG

Canlı, lekesiz, çizgisiz bir cilt için ameliyat ve bakım kremleri kullanmadan yarım saatlik bir uygulama ile lekesiz ve canlı bir cilde kavuşabilirsiniz. Aynı zamanda kırışıklıklarınızdan kurtulabilir veya azaltabilirsiniz, hekimler tarafından yapıldığında güvenilir ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir.

Kimyasal Peeling nedir?

Cildin üst tabakasının bir takım kimyasal maddeler ile soyulması işidir.

Ne amaçla yapılır?

Ciltteki lekelerin, izlerin ince çizgilerin yok edilmesi, cildin donuk ve matlığının giderilip cildin canlandırılması, yumuşatılması, istenirse cildin renginin 1–2 ton açılması ve anti-ageing amaçla kimyasal peeling yapılır.

Yapılması için belirli bir yaş sınırı var mıdır?

25 yaşından itibaren sağlıklı ciltlerin bile bu işlemi görmesinde yarar vardır. Cildin yaşlanmasını geciktirir. 25-40 yaş arası senede 1 kez, 40 yaşından sonra senede 2 kez yapılması önerilir.

İşlem esnasında canım acır mı? İşlem ne kadar sürer?

İşlem sırasında hafif bir yanma hissi olur ve bu his yaklaşık 20 saniye sürer, işlemin tümü yaklaşık yarım saattir.

İşlem kaç kez yapılmaktadır?

Hafif soyulmalar sorun değilse 1 kez, hiç soyulma istenmez ise 15 gün ara ile 2 kez yapılır. Derin iz ve kırışıklıklarda bu sayı artabilir.

İşlemden sonra yüzümde neler olacak?

İlk gün yüzde bir değişiklik olmayacak.2. gün ile 7. arasında yüzde hafif soyulmalar olacak. 3. günden itibaren her türlü yumuşatıcı krem, nemlendirici, fondoten kullanılabilir. 10.günden itibaren verilen özel krem geceleri kullanılmaya başlanacak ve bir ay kullanılacaktır.

Tam etki süresi nedir, cildimde ne gibi olumlu etki olacak?

Tam etki işlemden bir ay sonra görülecek. Ciltte leke varsa %85 oranında yok olacak, izler yok olacak veya azalacak, ince kırışıklıklar yok olacak veya azalacak, cilt canlı, hafif pembemsi, sağlıklı ve gergin bir görünüme kavuşacak, gözenekleri küçülecek, doğal yumuşaklığını ve parlaklığını alacaktır.

 
     

REKLAM - Copyright 2008 - Tasarım & Güncelleme SuperNOVA tarafından yapılmıştır. Tavsiyemiz: Saç Ekimi Lazer Epilasyon